Azize Barbara
Bakire ve İman şehidi. Eski güvenilir Hıristiyan yapıtlarında ve Aziz Jerom’un orijinal martiologia’sında (iman şehitleri kitabı) Azize Barbara’ya ait referans bulunmaz. Fakat Azize yedinci yüzyıldan itibaren sıklıkla onurlandırılır. Bu tarihlerde Azize Barbara’nın şehitliğinin mucizevi olayları, dokuzuncu yüzyılda detaylı hazırlanan martiologia’larda genişleterek kullanılacak olan Simeon Metaphrast’larında yer alır. Bu anlatımlara göre, Barbara, Dioscorus isimli zengin bir paganın kızı idi. Dış dünyayla temasını kesmek için onu bir kuleye kapatmış olan babası tarafından dikkatle korunuyordu. Barbara, babası aracılığıyla kendisine teklif edilen bir evliliği reddetti. Babası bir seyahate gitmeden önce kulede kaldığı yerin hemen yanında onun kullanması için bir hamamın inşa edilmesini istedi, ve Barbara babasının yokluğunda oraya normalde planlanan iki pencere yerine, Kutsal Üçlüğü simgelemek için üç tane pencere yaptırdı. Babası döndüğünde Barbara kendisini bir Hıristiyan olarak kabul ediyordu.; bunun üzerine babası tarafından çok kötü muamele edildi ve ona önce zalimce işkence edip en sonunda da kafası kesilerek idama mahkum eden vali Martinianus’a teslim edildi. Bu ölüm cezasını babası kendi elleriyle infaz etti, fakat eve dönerken ceza olarak üzerine bir yıldırım düştü ve vücudu yok oldu. Juliana isimli başka bir Hıristiyan da Barbara ile birlikte öldürüldü. Valentinus isimli dindar bir adam tarafından azizlerin vücutları gömüldü; bu mezarda hastalar iyileşti ve mezarı ziyarete gelen insanlar yardım ve teselli buldular.
Bu şehitliğin olduğu yerin neresi olduğu hakkında gelenekler iki farklı yer gösterir. Simeon Metaphrats’lari ve Latin söylenceleri Mısırdaki Heliopolis olduğunu diğerleri ise Nikomedia olduğunu söylerler. Azize Barbara dokuzuncu yüzyıla gelmeden hem Doğu hem de Batı da onurlandırılıyordu.
Fırtınalar, yıldırımlar ve yangın tehlikesi altındaki kişilerin patronu olarak ve daha sonrada bu paralellikte topçuların ve madencilerin patronu olarak sayılmasının nedeni muhtemelen babasına bir yıldırım çarpması söylencesinden kaynaklanmaktadır. Azize Barbara aynı zamanda ölüm anında İtiraf ve Kutsal Efkaristiya sakramentlerinin alınması için yardımcı olarak ta kabul edilir. 1448 yılında olan bir olay, Azize Barbara’nın onurlandırılmasını daha da yaygınlaştırmıştır. Henry Kock isimli bir adam, Gorkum’da çıkan bir yangında ölümcül derecede yanmıştı. Her zaman bağlılık gösterdiği Azize Barbara’ya seslendi. Azize Barbara yanan evden kaçmasına ve son sakramentleri alabilmesine yardım etti.
Yunan ve Roma takvimlerinde Azize Barbara Bayramı 4 Aralıktadır..
Azize Barbara sıklıkla üç pencereli bir kulede, elinde şehitlik yaprağını taşırken, bazen de aynı zamanda elinde Kutsal Kupa ve Sakramental Ekmeği taşırken, bazen arkasında top bataryaları bulunurken tasvir edilir.